Batı Karadeniz

Amasra

Zeki Müren Müzesi
Zeki Müren Müzesi
press to zoom
Zeki Müren Müzesi
Zeki Müren Müzesi
press to zoom
Zeki Müren Müzesi
Zeki Müren Müzesi
press to zoom
Zeki Müren Müzesi
Zeki Müren Müzesi
press to zoom
Zeki Müren Müzesi
Zeki Müren Müzesi
press to zoom
Zeki Müren Müzesi
Zeki Müren Müzesi
press to zoom

O günleri hatırlamasam da çocukken ailecek tatile gittiğimiz ve her gittiğimde beni mutlu eden bir yer Amasra. Hafta sonları gidilecek en güzel yerlerden biri olan, özellikle Ankara gibi şehirlerden turist akınına uğrayan Amasra denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı bağımsız adalara sahip küçücük bir şehir. Amasra'nın Fatih Sultan Mehmet'i bile çok etkilediği rivayet olunur. Fatih Sultan Mehmet bu güzel yeri gördüğünde lalasına "Lala, lala!, çeşm-i cihan bu mu ola" dediği söylenir (Dünyanın gözü bu mudur?). 

Tarihi:

Şehrin antik çağdaki adı, susam diyarı manasına gelen “Sesamos”tur. Eskimiş şehrin ilk sahibi Amazonlardır. M.Ö. 3. yy’da Amasra’yı yöneten kadın liderin (Amastris) adı, Osmanlılara esin kaynağı olmuş ve şehrin ismi bundan böyle “Amasra” olarak kabul görmeye başlamıştır. 

Amazonlardan sonra, Fenikeliler, İonyalı’lar, Kayralılar, Akalar, Persler, Pontus’lular, Romalılar, Bizanslılar, Osmanlılar Amasra'da hüküm sürmüştür. 

Görülecek yerler:

Galla (kadınlar) pazarı:

Her salı ve cuma günü kurulan ve sadece köylü kadınların yöresel ürünler sattığı bir pazar.

Arkeolojik Kalıntı ve eserler:

Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kale, kilise, Kuş Kayası Yol Anıtı, Bedesten Kemerdere Köprüsü, Aya Yorgi Tepesi’ndeki oyma mağaralar, dalga kıranlar ve Osmanlı Hamamı ulaşmıştır. 

Amasra Müzesi:

İlk olarak 1955 yılında belediyenin küçük bir salonunda hizmet vermiştir. 1982 yılında şimdiki binasına geçmiştir.  Dört teşhir salonundan oluşan Amasra Müzesi’nde; Helenistik, Roma ve Bizans, Ceneviz ve Osmanlı Dönemlerine ait eserler sergilenmektedir.

Amasra Kalesi: 

Bizans dönemine ait olan Amasra Kalesi, özelikle Ceneviz döneminde değişikliklere uğramış ve 14–15 yy.larda Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde de ciddi onarımlar görmüştür.

Kuşkayası yol anıtı: 

Amasra-Bartın karayolu üzerinde, Amasra’ya 4 km uzaklıktaki Kuşkayası mevkisindedir. Roma İmparatoru Germanious Claudius zamanında Doğu Eyaletleri İnşa Ordusu Komutanlığı yaptıktan sonra yaşam boyu Bitinya -Pontus Valiliğine atanan Gaius Julius Aguilla tarafından M.S. 41–54 yıllarında yaptırılmıştır.

Fatih Camii:

9. yy.da Amasra Kalesi içinde yapılmış eski bir Bizans Kilisesidir. Amasra’nın 1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi sırasında camiye çevrilmiştir.

Yemek konusuna gelince;

Amasra'ya gitmişken yapılacak ilk iş taze balık ürünlerinden ve muhteşem "Amasra Salata"sından yemek tabii ki. Benim gittiğim zaman tercihim ya Çeşm-i Cihan oluyor bu konuda yada Canlı Balık (Mustafa Amca'nın yeri) oluyor.

Alışveriş: Amasra'da özellikle tel kırma,sarma denilen el işleri satılıyor. Bunların dışında Çekiciler çarşısı'nda da çeşitli tahta süs eşyaları, el yapımı eşyalar satılıyor.

Ayrıca 2007 yılında hayata gözlerini yuman Barış Akarsu'nun memleketi olan Amasra'da her yıl 29 Haziran - 4 Temmuz tarihleri arasında "Barış Akarsu Kültür ve Sanat Festivali" düzenlenmektedir.