K.K.T.C.

Kapalı Maraş

(Varosha)

Kapalı Maraş / Eski hali
Kapalı Maraş / Eski hali
press to zoom
Kapalı Maraş / eski hali
Kapalı Maraş / eski hali
press to zoom
Kapalı Maraş
Kapalı Maraş
press to zoom
Kapalı Maraş
Kapalı Maraş
press to zoom
Kapalı Maraş
Kapalı Maraş
press to zoom
Kapalı Maraş
Kapalı Maraş
press to zoom
Kapalı Maraş/ Eski hali
Kapalı Maraş/ Eski hali
press to zoom
Kapalı Maraş
Kapalı Maraş

O yıllarda Türkiye'de merdaneli makine bile lüks sayılırken Maraş'da kullanılan çamaşır makineleri

press to zoom
Kapalı Maraş
Kapalı Maraş
press to zoom

Benim çok ilgimi çeken, yasaklar dolayısıyla gezilmesi şu an için mümkün olmayan bir yer olan Kapalı Maraş bölgesini yazmak istedim. Belgesel kanallarında yayınlanan "İnsanlardan Sonra Hayat" isimli programdaki şehirlere benzeyen Kapalı Maraş üzerinden yıllar geçse de hala gizemini hatta güzelliğini koruyor bana göre. 1974’teki savaş öncesinde büyük çoğunluğu Rum olmakla birlikte Yahudi ve Ermeni yerleşimcilerin de bulunduğu bölgede, 40 yıldır hayat yok. (O dönem 39.000 kişinin bölgede yaşadığı söyleniyor). Yalnızca arazi değeri 100 milyar dolar'ın üstünde olduğu söylenen bölge 60'lı yıllardan itibaren önemli olmuştur.
Bir zamanlar dünya jet sosyetesinin gözde tatil yeri olan bölge ne oldu da bu hale geldi peki?

 

Maraş neden yasak bölge?

Gazimağusa şehrinde olan mahalle bir zamanlar Kıbrıs'ın en önemli ve en ünlü bölgesiydi. 

Türk ordusu 1974’ün Ağustos ayında (Kıbrıs Harekatında) bölgeye girdiğinde halkın tümü birkaç saat içinde tüm eşyasını, caddedeki arabalarını, hatta mutfaklarında yemek dolu tabaklarını bile o şekilde bırakıp kaçtı. Niyetleri durum sakinleşince evlerine geri dönmekti ama maalesef bu gerçekleşmedi. Bölge o günden beri, terk edildiği haliyle duruyor. (Bu haliyle bana İtalya'nın ünlü antik kenti Pompeii'yi hatırlatıyor. Orada da yemekler dahi duruyordu masalarda).

Savaşın ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bölgeyi kendi sınırları içinde saydı. Birleşmiş Milletler ise eski yasal sahipleri dışında kimsenin Maraş’a yerleşemeyeceği yönünde bir karar aldı ve bölgeyi kendi kontrolü altında tutacağını açıkladı. Türk askeri yine de çekilmeyince kimse geri dönemedi ve bölge dikenli tellerle çevrildi. O günden beri bölgeye Türk ve BM askeri dışında kimse giremiyor. İçeride kullanımda olan sadece BM’ye ait bir bina ve Türk askerine ait bir orduevi var. Maraş bölgesi, yakınından arabayla geçerken yavaşlamanın bile yasak olduğu, “fotoğraf çekmek yasaktır” uyarılarıyla dolu, her bir noktası asker gözetiminde olan, her anlamda ‘kapalı’ bir bölge. 

Annan Planı'na göre kapalı Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı. Ancak yapılan referandumda Annan planı Kıbrıs Türk'lerince kabul edilmesine rağmen, Kıbrıs Rumları tarafında reddedilince, bu gerçekleşmedi.

 

Maraş'ın eski hali

1940’larda turizm merkezi olarak canlanan Maraş’ta dünyaca ünlü aktör ve sanatçıların da evleri vardı (Brigitte Bardot, Sophia Loren, Elizabeth Taylor gibi). Dönemin en lüks tatil yörelerinden biriydi. Elizabeth Taylor'un gözdesinin, Kennedy Bulvarı'ndaki Argo oteli olduğu söyleniyordu. 

 

1974'ten hemen önce Gazimağusa Belediyesi Arşivlerine göre Maraş Bölgesinde 10.000 odadan oluşan 45 otel, 60 apartman tipi otel, yaklaşık 3000 ticari birim, 99 Rekreasyon Merkezi, 143 Yönetim ofisi, 4649 Özel ev, 21 Banka, 24 Tiyatro ve Sinema, 380 Henüz Bitirilmemiş İnşaat, İngilizce, Yunanca ve Türkçe 8500 kitabın olduğu bir kütüphane bulunuyordu. Adanın o dönemki turizm gelirinin %53'ü bu bölgeden geliyordu.

Bölgede bulunan Golden Sands oteli de söylentilere göre dünyanın 7 yıldıza sahip ilk oteliydi. Ama 74 harekatından hemen önce tamamlanan ve 20 Temmuz'da açılmaya hazırlanan yedi yıldızlı otelin sahibi rivayete göre operasyon haberini alınca intihar ediyor. (Altın kaplı basamaklara sahip olduğu söylenen otelin adı da buradan gelmiştir). Bir başka rivayete göre de bu otel İngiliz Kraliyet ailesine aitti ve rezervasyonları 2000'li yıllara kadar ulaşıyordu.

İçeri girmek yasak olsa da bazen bu tehlike göze alıp deliniyor. Bir oto galerisinde hala 1974 model otomobillerin görüldüğü, giyim mağazalarının vitrinlerinde modası çoktan geçmiş giysilerin yeraldığı, kıyı boyunca el konulmuş kum tepeciklerinde nadir deniz kaplumbağalarının yuvalarının bulunduğu anlatılıyor. Birleşmiş Milletler askerlerinin koruma altına aldığı ve bakımı yaptığı 3 bina haricinde herşey yağmalanmış durumda burada...