Kuşadası

Le Bleu Resort Hotel

Temmuz 2016

Le Bleu Resort
Le Bleu Resort
press to zoom
Le Bleu Resort relax havuz
Le Bleu Resort relax havuz
press to zoom
Le Bleu Resort / Ayrı yataklar
Le Bleu Resort / Ayrı yataklar
press to zoom
Le Bleu Resort / Kırık klozet kapağı
Le Bleu Resort / Kırık klozet kapağı
press to zoom
Le Bleu Resort / yemekler fena değil
Le Bleu Resort / yemekler fena değil
press to zoom
Le Bleu Resort
Le Bleu Resort
press to zoom
Le Bleu Resort
Le Bleu Resort
press to zoom
Le Bleu Resort
Le Bleu Resort
press to zoom
Le Bleu Resort
Le Bleu Resort
press to zoom

Bu yaz tatilimizde Foçadan sonra ikinci durağımız Kuşadası oldu. Yıllardır Kuşadasına gitmediğim ve dinlenmek adına pek de otelden çıkmak istemediğimiz için tercihimizi her şey dahil konseptte hizmet veren bir otelden yana kullanmak istedik. Rezervasyonumuzu internet üzerinden yaptığımız için orada gördüğümüz fotoğraflarda güzel bir deniz görünce seçimimizi Le Bleu Hotel'den yana yaptık.

Le Bleu Resort Hotel Dorak Holding bünyesinde bulunan 263 odaya sahip bir tesis. Dorak Holding Kapadokya bölgesinde, İstanbulda bir çok oteli ve restoranı bulunan, 4 firmasıyla Kapadokyada Balon sektöründe ilklerden olan büyük bir şirket.

Açıkçası ilk önce nereden başlayacağımı bilemiyorum yazıya. Olumsuz yönlerden mi bahsedeyim yoksa olumlu yönlerden mi? Sanırım biraz karışık gideceğim...

Kuşadası'nın denizi kadınlar plajı ve milli park dışında pek matah bir deniz değildir bana göre. Le Bleu'nun avantajı güzel bir denize sahip olması. Özellikle gün batımında harika bir manzaraya tanık oluyorsunuz burada. Kumsal diyebileceğim bir sahili olmasa da büyük bir iskelesi var otelin ve bu iskeleden tertemiz bir suya giriyorsunuz (son günümüzde dalganın da çok olması sebebiyle biraz pislenmişti deniz). Kıyıdan girmek ise biraz sıkıntılı çünkü her yerde deniz kestanesi var. 

 

Otel bir iki yıl önce el değiştirmiş ve tadilattan geçirilmiş. Odaların sade bir tasarımı var, denize bakanların manzarası gerçektende keyifli ama teoride güzel olsa da praktikte biraz kullanışsız tasarım ögeleri kullanılmış. Tam kapanmayan cam banyo kapıları gibi.

Housekeeping ise "biraz" dikkatsiz çalışıyor gibi geldi bana. Kırık klozet kapakları, çalışmayan klima, odaya bırakılmayan su gibi şeyler dikkatlerinden "kaçmıştı". Ayrıca en kötü otelde bile bulunan su ısıtıcısı, hazır kahve ve çay gibi bir şeyin olmaması da biraz can sıkıcı bir durumdu. Ama tesadüfen asansörde tanıştığımız Misafir İlişkileri Müdürü Cristina Hanım'a sorunlarımızı aktardığımızda bir saat içinde çözüldü hepsi.

Personel ise maalesef biraz sıkıntılı. Resepsiyon o kadar canından bezmiş bir tavırla çalışıyor ki sorduğunuz hiçbir soruya doğru dürüst bir cevap alamıyorsunuz. Resimlerde göreceğiniz gibi iki ayrı yataklı odamızı değiştiremedik bile. Sadece tatilbudur ekibinden bizi karşılayan Meryem hanım orada kaldığımız sürece ilgili bir tavır gösterdi. Havuz başı personeli ise fazla lakayt. Pizza istediğinizde size başkasının tabağından kalan artık yemeği getirebiliyorlar rahatlıkla. Öyle mi diye sorduğunuzda da sırıtarak yarım ağız bir cevap verebiliyorlar.

Gözlemlediğim kadarıyla otelin Misafir İlişkileri Müdürü Cristina Ertan bir oraya bir buraya koşturup bütün sorun ve eksiklikleri çözmeye çalışıyor ama o da bir noktada elemanlar yüzünden yetersiz kalıyor sanırım.

Yemeklere gelince; ultra her şey dahil neredeyse 7 öğünlük bir sistemde amaç aç kalmamaktır değil mi? Burada yemek konusu biraz sıkıntılı. Yemekler lezzetsiz değil fakat o kadar çabuk bitiyorki biraz geç giderseniz aç kalma yada istediğinizi yiyememe gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz (ilk iki gün yemek konusunda biraz sıkıntı yaşadıktan sonra erkenden gidip çözdük bu sorunu). Eğer alakart yemek isterseniz Le Bleu'da İtalyan ve balık restoranı olarak iki restoranda hizmet veriyor. Biz son günümüzde alakart balık restoranında gün batımına karşı güzel bir yemek yedik Burada restoranın şef garsonu Selim beyi de es geçmemem lazım. Gerçekten çok ilgiliydi.

Havuz sevenler için ise relax havuz dedikleri, güm güm müzik çalmayan kısım daha iyi, daha boş ama küçük. Kaydırakların olduğu havuz ise çok kalabalık, gürültülü ve o da küçük. Biz pek havuz sevmediğimiz için önemsemedik bu durumu ama havuz severler için çok küçük ve kalabalık olması sorun olabilir.

Ayrıca otelin birde SPA'sı var. Özellikle eşim masaj delisi olduğu için neredeyse her gün gitti. Bir gün de ben eşlik ettim ona. SPA çalışanları gencecik Endonezyalı kızlardı ve işlerinde de gayet iyilerdi. Hatta masaj sırasında kendi dillerinde enteresan şarkılar bile söylediler bize.

Wi-fi ise otelin hiçbir yerinden çekmiyor. Kendi internetinizi kullanmak isterseniz o da sorunlu. Otelin en kısa zamanda bunu da iyileştirmesi gerektiği kanısındayım.

Sonuç olarak; Le Bleu Otel'in hizmeti beklediğimden çok daha düşük çıktı. Manzarası, denize olan konumu çok daha iyi değerlendirilebilirdi. Özellikle servis ve ön büro elemanlarının eğitimsizliği ve kimi zaman kabalığı yapılmaya çalışılan bazı iyi şeylerin önüne geçmiş.

Gidin veya gitmeyin diyemeyeceğim bir durumdayım şu anda. En iyisi genel yorumları okuyun internetten ve kararınızı verin. Bu arada Kuşadası otellerinin genel profiline baktığımda hepsinin aşağı yukarı aynı olduğunu gördüm. Burada bulunan 5 yıldızlı bir oteli Antalyada bulunan 5 yıldızlı bir otelle de kıyaslamamak lazım. Otele gelen müşteri skalası çok farklı çünkü birbirinden.

Yazının başında da bahsettiğim gibi büyük bir holding bünyesinde olan Hotel çok daha iyi olabilir, tam eğitimli bir personelle daha iyi hizmet verebilir...