Dünyanın en küçük 2.ülkesi

Monako

Monako daha doğrusu Monako Ville bölgesi gerçekten enteresan. Sokakları tertemiz, her yer kameralarla izleniyor (hatta söylendiğine göre en ufak yanlış bir hareketinizde güvenlik güçleri dibinizde bitiveriyormuş) ve bütün binalar o kadar net, planlı ve düzgün ki  film platosu geziyor izlenimine kapılıyorsunuz (Monte Carlo semti hariç. Orada bütün binalar tıkış tıkış duruyor gibi). Ülke bir tepenin üzerine kurulduğu için kot farklılıkları var bu yüzden de her yere asansör yada merdivenlerle inip çıkıyorsunuz bir de. Kraliyet sarayı ise beklediğimin aksine çok sade (hele bizim yeni sarayımızla! karşılaştırılırsa). Bize denk gelmedi ama Kraliyet üyeleri sokaklarda normal insanlar gibi gayet rahat dolaşıyormuş. Bunların dışında Monako F1 yarışlarına da ev sahipliği yapıyor. Normalde de pahalı olan ülke o dönemlerde iyice çıldırıyormuş fiyat konusunda.

 

Monako denince ilk akla gelen şeylerden biri de Prenses Grace. Neredeyse her sokakta Prensesin fotoğrafları var. Görebildiğim kadarıyla bir çok cadde ve sokak da kraliyet üyelerinin özellikle de prensesin adını taşıyor. Prenses Grace kızı Stephanie ile yanlış bilmiyorsam Eze kasabası yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucu 1982 yılında hayatını kaybediyor. 2005 yılında ise Prens Rainer vefat ederek Grace'in yanına St. Nicholas katedraline defnediliyor. (Bu arada Eze'den Monako'ya inen yollar o kadar virajlı ve uçurumluk ki gerçekten de çok dikkatli kullanmak gerekiyor arabayı). Grimaldi ailesinde o kadar çok beklenmedik ölüm var ki (bunlardan biri de Prenses Caroline'in eşi olan Stefano Casiraghi. Stefano 1990 yılında henüz 30 yaşındayken Monako'da düzenlenen bir off-shore yarışında teknesinin ters dönmesi sonucu boğularak ölüyor).  Bu ani ve feci ölümlerin, mutsuzlukların arkasında ise Grimaldi laneti olduğu söyleniyor. Rivayete göre bu lanet 13.yy'dan beri ailenin üstünde. Prens 1.Rainer Flaman bir kadına tecavüz etmiş. Flaman kadın da aileyi evliliklerinizde asla mutlu olamayın, gerçek mutluluğu asla bulamayın diye lanetlemiş. Bütün bunların sebebi de bu lanetmiş...

 

Son derece zengin olan ülkenin geçim kaynakları ise turizm ve kumar. Düzenlenen F1 yarışları da önemli gelir sağlıyor. Monako'da yaşayan insan sayısı ülkenin yüzölçümüne göre o kadar fazla ki ev fiyatları tavana vurmuş biçimde. (Küçücük bir evin 4-5 milyon Eu'ya satıldığını gördük) Ayrıca Monako 90 yaş ile dünyanın en uzun yaşama ortalamasına sahip ülkelerden biri. Para var huzur var böyle oluyor galiba. E gidip orada yaşayayım derseniz o biraz zor (daha doğrusu yaşarsınız ama vatandaşı olamıyorsunuz) çünkü ya evlenmelisiniz birisiyle yada ailenizin kökeni Monako'ya dayanmalı. Öyle gidip vatandaşlık başvurusu yapamıyorsunuz yani. (evlenince bile vatandaşı olamıyorsunuz).

 

Monako'da gezilecek / görülecek yerler

 

Deniz müzesi: 1910 yılında 1. Albert tarafından açılan müzede çeşitli hayvan türlerinin canlılarının ve iskeletlerinin yanı sıra denizcilikle ilgili gereçlerde sergileniyor. Çocukluğumuzun ünlü kaptanı Cousteau'da 1957 - 1988 yılları arasında müzenin yöneticiliğini yapmış.

 

Monako Saint Nicholas Katedrali: 1875 yılında yapılan katedralin özelliği Prenses Grace'in ve daha birçok kraliyet mensubunun burada evlenmiş olması. Ayrıca Prenses Grace ve Prens Rainer burada gömülü.

 

Kraliyet sarayı: Belli saatlerde askerlerin nöbet değişimini izlemek keyifli olabilir. Ayrıca ailenin yaşamadığı bölümleri de rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz.

Monako Vatikan'dan sonra dünyadaki en küçük ikinci bağımsız devlet. Yüz ölçümü bu kadar küçük olmasına rağmen Monako'da bir stadyum, havaalanı yerine de helikopter pisti var. Kara sınırları Fransa ile çevrili olan ülkede 40.000' e yakın kişi yaşıyor. Monako'nun başkenti yok sadece yerleşim birimlerinden oluşuyor. Bunlar: Monaco Ville, Monte Carlo, Fontveille ve La Condamine. Fontveille daha sonra deniz doldurularak oluşmuş bir semt. Monako Ville semtinde kraliyet sarayı bulunuyor ve bu semtte sadece kraliyet üyeleri yaşıyor en lüks semti ise Monte Carlo. 

Tarihine gelince; ülke ilk olarak 1228 yılında Ceneviz sömürgesi olarak kurulmuş. 1297 yılında bu topraklar Grimaldi ailesinin eline geçmiş. O zamandan bu yana da ülke Grimaldi ailesi tarafından yönetiliyor. 1793 - 1814 yılları arasında Fransanın idaresi altında olan ülke 1861 yılından sonra bağımsız bir prenslik haline gelmiş. 1911 yılında kabul edilen anayasa ile Monako Prensi mutlak hakim sayılmış. Prens Rainer 2005 yılında hastalık sebebiyle tahtı oğlu Albert'e devrettikten kısa bir süre sonra ölünce Prens Albert Monako'nun hakimi olmuş.