Denizli

Pamukkale

Pamukkale
Pamukkale

İnternetten kullanılmıştır

press to zoom
Pamukkale
Pamukkale
press to zoom
Pamukkale
Pamukkale
press to zoom
Pamukkale
Pamukkale
press to zoom
Pamukkale
Pamukkale
press to zoom
Pamukkale
Pamukkale
press to zoom

Çocukken Didim'deki yazlığımıza giderken yada dönerken mutlaka bir gece kaldığımız bir yerdi Pamukkale. Ama sonrasında yıllardır gitmemiştim. Bir iki sene önce eşimle tekrar gidelim dedik. Travertenlerde neredeyse hiç su yoktu ve çoğunluğu susuzluktan (otellerin büyük bir bölümü suları bölüp kendi tesislerine almış) ve insanların üzerinde ayakkabı, terlik vs. ile dolaşmasından dolayı kararmıştı (terlikle dolaşanların neredeyse tamamı da yerli turistlerdi). Allahtan Unesco Dünya Kültür Mirası listesine almış da o güzelim yeri tamamen yok edememişler. Denizli il kültür ve Turizm Müdürlüğünün açıklamasına göre yüzeye çıkan sular zaman içinde sertleşmekte ve traverten olmaktadır. Ancak ziyaretçiler tarafından katlar üzerinde gezilmesi ve oynanması, henüz yumuşacık haldeki kalsiyum karbonatların ezilmesine, dağılmasına neden olmaktadır. Travertenlere termal su kontrollü olarak belirli bir program dahilinde verilmektedir. Fazla miktarda ve uzun süre aynı yere akıtılan su yosunlaşmaya ve dolayısıyla travertenlerde hoş olmayan kirliliğe sebep olmaktadır. Beyazlığın oluşumunda, hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Çökelme, termal sudaki karbondioksitin havadaki karbondioksit dengeye gelinceye kadar devam etmektedir

Ayrıca Pamukkaledeki su yüksek miktarda kalsiyum hidrokarbonat içerdiği için bu suyun romatizma, kalp ve damar hastalıkları, cilt hastalıklarına ve içildiği zaman mide - idrar yolu hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. 

Hierapolis antik kenti

Antik coğrafyacı Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolisin bir Frigya kenti olduğunu ileri sürerler. Bergama kralı II. Eumenes tarafından M.Ö. 197 yılında kurulmuş ve adını Bergamanın efsanevi kurucusu Telephosun karısı Amazon kraliçesi Hiera'dan almış. 

Denizli ilinin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin Arkeoloji literatüründe “Holy City” yani Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen bir çok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır (Hz. İsa'nın havarilerinden St. Philip burada öldürüldüğü için de kutsal bir kent sayılmış). 
Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki (MS. 60) büyük depreme kadar, Hellenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür. Deprem kuşağı üzerinde bulunan kent, Neron dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve tamamen yenilenmiştir. Üst üste yaşadığı bu depremlerden sonra kent, tüm Hellenistik niteliğini kaybetmiş, tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır. Hierapolis Roma döneminden sonra Bizans döneminde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, MS. IV. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), MS. 80 yıllarında, Hz. İsa’nın havarilerinden olan, Aziz Philipin burada öldürülmesinden kaynaklanmaktadır. Hierapolis, XII. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçmiştir.

(Bu arada hierapolis'in keşif hikayesi de çok ilginç. Ara Güler bir fotoğraf çekimi için Denizli'ye gidiyor ama köylerden birinde yolunu kaybediyor. Yol sormak için girdiği kahvede köylülerin masa yerine antik sütun başları üzerinde kağıt oynadığını fark ediyor nereden bulduklarını sorduğunda aldığı cevapla Hierapolis gün ışığına çıkıyor).

Hierapolis Antik kentinin yanı sıra bu bölgede birçok antik kent daha bulunmaktadır. (Laodikeia, Tabea, Tripolis, Heraklia, Eumania gibi. Detaylı inceleme için Denizli Kültür Müd. web sayfası http://pamukkale.gov.tr/tr/Antik-Kentler

 

Gideceklerin aklında bulunsun yanınıza az para almayın. Hierapolis antik şehrinden çıkarılan eserlerin sergilendiği müze, antik havuz girişi ve travertenlerin girişi paralı. Adam başı neredeyse 50-60 ytl. bir para harcıyorsunuz. (Yada gitmeden önce müzekart alıp traverten ve müze girişinde yararlanabilirsiniz) Şapkanızı ve suyunuzu da unutmayın. Ayrıca travertenlerden yansıyan ışık gözleri oldukça yoruyor o yüzden güneş gözlüğü almakta da fayda var. Bir de zamanınız olursa Denizlideki tekstil fabrikalarını gezmeyi unutmayın. Gerçekten çok ucuza kaliteli ürünler alabilirsiniz.