"Kumarbazlar" şehri

Wiesbaden

Tencere midye
Tencere midye
Brugge sokakları
Brugge sokakları
Brugge kanallar
Brugge kanallar
Brugge sokakları
Brugge sokakları
Burg Meydanı
Burg Meydanı
Belfry kulesi
Belfry kulesi

Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi kiraladığımız arabamızla Amsterdam'dan sonra ilk durağımız Brugge'dü (okunuşu brüj). Otelimizi daha önce şehrin tarihi bir bölgesinden Booking.com'dan ayırtmıştık. (Onu da daha sonra yazacağım). Navigasyona yazdık adresi ve ver elini Brugge. Bizim çeşitli sebeplerden dolayı daha uzun sürdü yol ama Amsterdam - Brugge arası yaklaşık 3 saatlik bir mesafe. Otoban olduğu için hiç zorlanmıyorsunuz zaten yolda. Otele eşyaları bırakıp harita aldıktan sonra hemen attık kendimizi sokaklara. Oteldeki görevli harita üzerinde gidilecek yerleri işaretleyip çok yardımcı oldu bize...

 

Evet, başlıkta da yazdığım gibi masallardan fırlamış gibi bir şehir Brugge (bu yazıyı yazarken bir yandan da Bach'ın Air on a G String eserini dinliyorum ve karlar altında noel dönemini hayal ediyorum bu şehrin. Süper olurdu!!). Brugge ikinci dünya savaşında hiç zarar görmediği için günümüze kadar ortaçağ mimarisini korumuş. Çok turist, dükkan, araba vs. olmasına rağmen yine de kendinizi o dönemin içinde hissediyorsunuz bir şekilde. 2000 yılında Unesco dünya mirası listesine giren Brugge aynı zamanda bir çikolata şehri. Her yerde çikolata dükkanları. Önlerinden geçerken hepsine girmemek için zor tutuyor insan kendini. Bu arada bazı yazılarda çikolata kokan şehir diye geçiyor adı ama buna katılamayacağım çünkü çikolatadan çok kanalizasyon ve yosun-midye gibi kokuyor şehir. En yoğun çikolata kokusu dükkanların içinde ve çikolata müzesinde...